Mustafa AYDIN

İNSAN ÜZERİNE

Allah insanı eşrefi mahlûk olarak yaratmıştır. Bu meziyet (farklılık) aynı zamanda da bazı yükümlülükleri de beraberinde getirmiştir.

Hayvanlar içgüdüleri ile hareket ederler. Melekler kendilerine verilmiş talimatın dışına çıkamaz, itaat ederler. İnsan ise zıt karakterleri içinde barındıran itaat veya isyan etme seçeneklerinden birine irade edecek donanımlara sahiptir. Yani irade-i cüzi’ye ve bu iradeye yön verecek akıl ile donatılmış ve meleklerden de üstün bir vasıf kazanmıştır.

Bu özelliği ile yeryüzünü imar, inşa ve islah edebildiği gibi,  düzeni bozarak yıkım ve ifsat da edebilmektedir.

            İyi-kötü, güzel-çirkin, faydalı-zararlı, doğru-yanlış, adalet-zulüm gibi zıt davranışlar insan olmanın sonucudur. Bu farklılıklar medeniyetlerin ve gelişmenin arkasındaki itici güç olarak karşımıza çıkar.

  Batılı filozoflar insanı incelerken parçalara ayırmış; çoğu defa bir özelliğini öne çıkararak belirleyici unsur budur, demişler. Darvin hayvani tarafını, Freud cinsel tarafını, Marks maddi tarafını ortaya çıkarıp belirleyici olduğunu söylemiştir… Bunlar hep körün fili tarifi gibi olmuş ve önerdiği nizamlar da insanlığa saadet getirmemiştir.

            Ancak yeryüzünün imar, inşa ve islah görevini Allah’ın adına yapacak olan insan ruh ve bedeni ile parçalanma kabul etmez mükemmel bir varlıktır. Bir meziyetin önemsenmemesi bazı imkânların inkârı anlamına gelir ki bu durum insanın kendi kendisini sınırlamasıdır.

Çağdaş felsefi akımlar insanın bazı özelliklerini ön plana çıkarırken diğer özelliklerini görmezden gelmeleri sonucu insanlar kişilik bozuklukları ile karşı karşıya kalmaktadır. Bir denge üzere yaratılan insanın dengesiz duruma düşürülmesi ile mutsuz insanlar toplulukları meydana gelmiştir. Yüz yıllarca batıl akımlar zaman ve emek israfına neden olmuş ve insanları gereksiz şeylerin peşinden koşturmuş böylece insanlık saadetten uzak acılar içerisinde yaşamıştır.

Bilginin kaynağı ile bağ kurmayanların ürettikleri hurafelerin faturasını bütün insanlık ödemeye devam etmektedir. İki büyük imkân olan vahyin emrindeki akıl ve vahyin birlikteliği huzur, barış ve saadet getirmiş iken, ayrılıkları zülüm ve çatışmaya neden olmaktadır. Akıl, ilim ve gerçeğin insanlığın saadeti için kullanılmasında bir araç olmalıdır.

          Bütün teknolojik ilerlemelere rağmen insanlık onuruna yakışmayan kıtlık, yokluk, açlık, asgari eğitimden mahrumiyet, sömürgecilik, kölelik, insan ticareti, uyuşturucu ticareti çağımızın önemli problemleridir. Beşeri ideolojiler, ihtiras, hırs ve kibir ile yeryüzündeki tahribatlarla yetinmeyerek elleriyle yaptıkları ifsat yüzünden dünyayı-insanlığı hızla bir felakete doğru sürüklemektedirler. İnsan geni üzerinde oynanan oyun, doğal dengenin sanayi artıkları ile kirletilmesi/bozulması, atomun, kimyasal ve biyolojik silahların ve dijital teknolojinin yanlış kullanılması insanlığın geleceğini tehdit eden önemli hususlardır.

İnsanların duyguları üzerinde oynanan oyunlar sonucu köşe dönmecilik çalışıp kazanmanın yerini almış. Gasp emeğin yerini,  üçkâğıt ekonomisi zihinsel ve bedensel çabanın yerini almıştır. Alınteri, elemeği ve göznuru karın doyurmaya zor yetmektedir.     Tüketime özendirilen insanlar tüketimin esiri haline getirilmiştir. Yaşama alışkanlıkları harcama üzerine kurulduktan sonra kredi kartı ve senetlerin ödenememesi aileleri perişan etmektedir. Hırs ve kin, hoşgörü ve sevginin yerini alınca geniş olan yeryüzü dar gelmeye başladı.

          Dünyanın yaşanabilir bir yer olarak kalması için insanın özüne dönmesi, yaradılış gayesine uygun bir hayat tarzını benimsemesi gerekir.

İnsanlığın kurtuluşu, huzur ve barışın tesisi için ifsat edenlerden hızla uzaklaşıp ıslah edicilerle birlikte hareket edersek ancak vazifemizi yapmış oluruz. Şehitlerimizden bize emanet olan çevremizi temiz ve imar edilmiş olarak gelecek nesillere bırakılması, ancak bizim gayretimizle mümkün olabilir.

İnsan üzerine düşeni yaparak toplumuna hizmet eden bir efendi mi olacak, yoksa dünya hapishanesinin eli coplu gardiyanı mı? Buna biz karar vereceğiz. 

3.5 2 Oy
Yıldız
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Düşüncelerinize önem veriyoruz. Lütfen yorum yapın.x
()
x

Mustafa AYDIN