Mustafa AYDIN

ÇİZGİYİ KISALTMAK MI UZATMAK MI

Çizgiyi neresinden kısaltalım, neresinden uzatalım?

Ne kadar kısaltalım ne kadar uzatalım soruları değil meselemiz. Meselemiz çizginin kendisi de değildir aslında. Belki çizginin izdüşümünde yaşadıklarımızdır mesele.

Çizgiyle karşılaşmamış kimse var mıdır hayatta, bilemiyorum ama hayatta bir çizgi bazen çok şey ifade edebilmektedir.

Bir gün Hz. Muhammed (sas) yere bir uzun çizgi çizdi, uzun çizginin her iki tarafına da kısa çizgiler çizdikten sonra yanındakilere sordu: Bu nedir?  Cevap verdiler edeplice: Allah resulü daha iyi bilir, diye… (Ahmed İbn-i Hanbel 3, 197)

Bir çizgi yolu tarif eder, irfan hangi çizgide yol tuttuğunu bilmektir.

Çizgi mühim arkadaşlar. Çizgisini koruyanlara hep gıpta ile bakılmıştır. Çizgisinde zik zak olanlar ise hep güvenilmez olarak addedilmişlerdir.

Çizgi deyip geçmeyelim.

Bazen bir çizgi çok şey ifade eder. Hani hep duyarız ya “kırmızı çizgimiz” diye, demek ki çizgi önemlidir bazen çizginin rengi de çok önemli hale gelebiliyor. Yani çizgi deyip geçmeyelim, hayatımız bir çizgi gibi bazen yokuş bazen inişi olsa da!

Duyduğumuzda adamı çizdiler diye, belli ki çizilmeyi hak etti diye mırıltılar da duyulur peşi sıra. Ya da yine şuraya bir çizik atayım denir de hayıflanarak ya da bir iç geçirerek.

Çizgi dedik ya nereye ne zaman ne kadar ve hangi tonda çizileceğine dikkat etmek gerek. Rast gele çizgiler de bazen adamın başına çeşitli işler açmıyor değil.

İnsan hayatı bir çizgi gibidir denilse yeridir. Bazıları kısa bir çizgi, bazıları uzun bir çizgi bırakır ardından. Bazılarının çizgisi siliktir, kimisinin de çizgisi epey kalınca. Bazı çizgiler koyu renkle yazılsa da zamanla solar ve silinir hayattan ve hafızalardan. Bazı çizgiler aksine gün geçtikçe daha derine kazınırcasına belirginleşir ve yol gösterir hayattakilere. Sonsuzluğa çizilmişçesine.

Gel çizgini doğru tut, rahat et. Çizgine halel getirme! Bazen kısa çizgi gibidir hayat, dolu dolu ve keskin. Bazen de uzun bir çizgidir yalın ve düz. Dolambaçlardan bihaber engin ve biteviye.

Biz biz olalım, çizgimiz belli olsun, haktan ve haklıdan yana! Hiç pişman etmez, inanırsan ve çizgini muhafaza edersen.

Kötülükleri iyilikle silmek.

“İyiliğe karşı iyilik her kişinin işidir, kötülüğe karşı iyilik er kişinin işidir” sözü boşuna söylenmemiştir.

Nerede ve ne halde olursan ol, Allah’tan kork ve kötülüğün arkasından bir iyilik yap ki onu yok etsin. (Gazali, İhya 4/65.) Her kötülük için bir iyilik yap silinsin o kötülük!

Eğitimcinin üslubu eğitimden öncelikli bir hâldir. Üslubu lisan ayniyle insan demişler. Eğitim bildiğimiz gibi bilgilerin aktarılmasından ibaret değildir. Eğitim kısaca bir “hâl transferidir” diye tarif edilebilir. Onun için eğitim aldığımız kişilere dikkat etmeliyiz, zira o kişinin birçok hâli ile hâlleniriz, bazen bilmeden bazen ise bilerek.

“Kötülükleri elinle düzelt…” (Sahihi Müslim) emri nasıl uygulanacak? Kötüye sert müdahale mi, iyiliğe teşvik mi, iyilikleri artırmak mı? Kötüyü değil de kötülüğü merkeze alarak iyilerle beraber çalışmak mı ?

Hangi çizgiyi kullanmalıyız?

Vaktiyle bir bilgeye bir genç gelir. Sizin sohbetinizden-ilminizden istifade edebilir miyim deyince olur ama bir test yapmamız lazım. Benim sohbetimden istifade etme potansiyeliniz var mı ölçelim o zaman başlarız. Peki der genç. Alim yere uzunca bir çizgi çizer ve der ki bu çizgiyi kısalt bakalım.

Genç biraz düşündükten sonra eliyle çizginin bir kısmını siler ve kısalttım der. Alim kendisine olmadı der, kendisini kabul edemeyeceğini bildirir. Genç üzgün olarak ayrılır altı ay kadar sonra yine gelir arzusunu dile getirir. Alim yine yere uzunca bir çizgi çizer ve kısaltmasını ister. Genç pek fazla düşünmeden uzun çizginin bir bölümünü eliyle kapatır ve kısalttım der. Alim yine olmadığını sohbetlerine kabul edemeyeceğini söyler. Genç yine üzülerek ayrılır gider. Yine altı ay kadar süre geçmiştir, genç düşünür başka türlü nasıl çizgiyi kısaltacağını bulamaz tekrar alim kişinin yanına gider ve çizginin nasıl kısaltılacağını bulamadığını, öğrenmek istediğini söyler.

Alim zat yere çizdiği uzun çizgiden sonra yanına yaklaşık iki katı kadar uzun bir çizgi çizer ve bak şimdi çizgi kısaldı der ve genci artık sohbetlerine kabul edebileceğini söyler. Genç çok sevinir ve sohbetlere devam eder.

Herhalde hikmet neyi kısaltacağımızı neyi ise uzatacağımızı bilmekten geçiyor olsa gerektir. Öğretirken neyi ne zaman yapacağımızı da öğretmeliyiz ki öğrettiklerimiz gerçekten bir işe yarasın, aksi halde eğitim “bir kuru emek”ten öte geçemez.

Mesele hayrı çoğaltmak ise çizgiyi uzatmalı, şerri artırma durumunda ise çizgiyi kısaltmanın bir yolunu bulmalıyız.

Yazımız da bir çizgi gibi oldu herhalde biraz silik, biraz soluk yaşadığımız iklimin ve coğrafyanın çalkantısında. Olsun çizgi çizgidir. Sen çizgini yine de düzgün çizmene bak, bir gün düzelir tüm eğri çizgiler.

4.4 7 Oy
Yıldız
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Düşüncelerinize önem veriyoruz. Lütfen yorum yapın.x
()
x

Mustafa AYDIN